Çin Devlet Başkanı Xi Cinping, ABD'nin Başkan Donald Trump'ın yeni iktidar döneminde
egemenlik talepleri ve müdahale tehditleriyle jeopolitik dengeleri sarstığı bir dönemde Rusya'ya sorumlu büyük güçler olarak birlikte hareket etme çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Devlet Başkanı Xi, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile yaptığı telekonferans görüşmesinde iki ülke ilişkilerinin gelişimi ve dünyadaki durum hakkında değerlendirmede bulundu.
Uluslararası
durumun yılın başından bu yana giderek çalkantılı hale geldiğine işaret eden
Xi, "Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri ve sorumlu
büyük ülkeler olarak Çin ve Rusya'nın, uluslararası toplumun eşitliğe ve
adalete bağlılığını teşvik etme, merkezinde BM'nin olduğu uluslararası sistemi
ve uluslararası hukukun temel normlarını savunma ve küresel stratejik istikrarı
korumak için birlikte çalışma sorumluluğu var." ifadelerini kullandı.
Xi, Çin-Rusya
ilişkileri için yeni bir yol haritası çizmek üzere çalışmaya hazır olduğunu
belirterek, tarafların daha derin stratejik koordinasyon ve daha proaktif bir
yaklaşımla ilişkilerin doğru yolda devam eden gelişimini sürdürmesi
gerektiğinin altını çizdi.
Rusya Devlet
Başkanı Putin de, giderek karmaşıklaşan ve kırılgan hale gelen uluslararası
durum karşısında Rusya'nın Çin ile BM, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS
gibi çok taraflı platformalarda işbirliğini güçlendirmeye hazır olduğunu
vurguladı.
Washington,
Moskova ve Pekin ekseninde değişen dengeler
Çin, ABD ile
artan jeopolitik rekabet ve gerilimlerde bir denge unsuru olarak Ukrayna
Savaşı'nın ardından Batı karşısında benzer meydan okumalarla karşı karşıya olan
Rusya ile stratejik yakınlaşma siyaseti izliyor.
Çin ve Rusya
liderleri, II. Dünya Savaşı'nın bitişinin 80. yılının kutlandığı 2025'te
karşılıklı ziyaretlerde bulunmuştu. Xi'nin Mayıs 2025'te Rusya'yı ziyaretinin
ve Zafer Günü kutlamalarına katılmasının ardından Putin de Eylül 2025'te Çin'in
Tiencin şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi'ne ve
Pekin'de düzenlenen askeri geçit törenine katılarak iadeiziyaret yapmıştı.
Karşılıklı
ziyaretler, Trump'ın tarife politikası nedeniyle dünyada ticari gerilimlerin ve
ekonomik belirsizliklerin arttığı ve transatlantik ittifakında zayıflama
işaretlerinin görüldüğü bir dönemde Pekin ile Moskova arasında yakınlaşmanın
güçlenerek devam ettiği mesajını vermişti.
Öte yandan
Trump'ın yeni iktidar döneminde, ABD'nin de Rusya'ya karşı yaklaşımının
değiştiği gözleniyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonlandırılması için Avrupalı
müttefiklerini dışlayan bir barış planı öneren Trump, transatlantik ittifakının
zayıflaması pahasına Moskova ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.
Başkan Trump,
Mart 2025'te ülkesinde Fox News televizyonuna verdiği mülakatta, Çin ile Rusya
arasındaki bağların gelişmesini, önceki ABD yönetimlerinin yanlış
politikalarının sonucu olduğuna işaret ederek, "Bir tarih öğrencisi olarak
Çin ile Rusya'nın bir araya gelmesinin iyi bir şey olmadığını bilmelisiniz.
ABD'nin yanlış politikaları, Rusya'yı Çin ile evliliğe zorladı."
ifadelerini kullanmıştı.
Çin ve Rusya,
uzun zamandır ABD ve Avrupa tarafından kurallara dayalı uluslararası düzeni güç
yoluyla değiştirmeye çalıştıkları gerekçesiyle "revizyonist güçler"
olmakla eleştiriliyordu. Oysa Trump'ın yeni iktidar döneminde tarife
politikasıyla küresel ticareti tek taraflı olarak kendi lehine biçimlendirme
hamlesinin yanı sıra Panama Kanalı, Gazze, Kanada ve Grönland üzerindeki hak
talepleri, Venezuela'ya müdahalesi ve İran'a müdahale tehditleri, ABD'yi
küresel düzeni güç yoluyla değiştirmeye talip revizyonist bir güç olarak
konumlarken, uluslararası alanda rolleri ve söylemleri yeniden belirliyor. (Habertürk)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder